Uyku, yaşamımızın üçte birini geçirdiğimiz, vücuttaki tüm organların ve beynin uyanık olma halinden tamamen farklı çalıştığı, yaşamın devam etmesi için olmazsa olmaz bir bilinç durumudur. Yapılan pek çok bilimsel çalışma, uykusuzluğun beynimiz ve vücudumuz üzerinde çok ciddi olumsuz etkilere sebep olduğunu ortaya koymuştur. 

- Horlama problemi yaşıyorsanız,

- Sabahları yorgun uyanıyorsanız,

- Gün içerisinde konsantrasyon bozukluğu yaşıyorsanız, 

- Geceleri gövdenizin üst kısmında ve başınızda terleme oluyorsa,

- Prostat, diyabet gibi başka bir hastalığınız olmamasına rağmen gece sık idrara kalkıyorsanız,

- Beraber yaşadığınız kişiler uykunuzda nefesinizin durduğunu söylüyorsa,

- Sabahları baş ağrısı ile uyanıyorsanız, 

- İlaç kullanmanıza rağmen tansiyonunuz düzensiz ise,

- Gündüz saatlerinde uyukluyorsanız, 

- Uykudan kalp çarpıntısı, nefes açlığı ve sıçrayarak uyanıyorsanız, 

- Günlük işlerinizi yaparken uyanık kalmakta zorlanıyorsanız, 

- Uykuda istenmeyen davranışlar (uyurgezerlik, ağlama, inleme, vb.) yaşıyorsanız, 

- Diş gıcırdatma, gece krampları gibi uykuda hareket bozuklukları yaşıyorsanız, 

- Bacaklarınızda özellikle gece yatınca veya hareketsiz olunca başlayan rahatsızlık hissi ve bacaklarınızı hareket ettirme isteği oluşuyorsa,

Bir sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli tetkikleri yaptırmanız tavsiye edilmektedir. 

Uyku bozukluklarında hangi birime başvurmalıyım?

Horlama probleminiz varsa, beraber uyuduğunuz kişiler size nefesinizin durduğunu söylüyorsa, gün içerisinde uyanık kalmakta zorlanıyorsanız Kulak Burun Boğaz ya da Göğüs Hastalıkları birimine başvurarak ön değerlendirmenizi yaptırabilirsiniz. 

Uyku düzensizliği, gece aşırı bacak hareketleri, sürekli bacaklarınızı hareket ettirme isteği gibi şikayetlerinizin olması durumunda ise ön değerlendirme için Nöroloji birimine başvurabilirsiniz. 

Uyku Bozukluklarında Tanı 

Uyku bozukluklarında tanı, polisomnografi olarak adlandırılan ve hastane ortamında yapılması tercih edilen bir tetkik ile konmaktadır. Polisomnografi ile gece boyunca beyin dalgalarınız, kalp-solunum ritminiz, oksijen seviyeniz, vücut şekliniz, bacak hareketleriniz takip edilmektedir. Polisomnografi cihazında vücudunuza elektrotlar ve kemerler bağlanır. Bunların tamamı cilt üzerine yapıştırılarak uygulanır. Ağrılı ve girişimsel bir işlem içermez. Cihaz üzerinize bağlandıktan sonra da hareket edebilir, ihtiyacınız olursa tuvalete gidebilirsiniz. 

Hastanede yatmak zorunda mıyım?

Hastanede tetkiklerin gece boyunca uyku teknisyeni eşliğinde hastanede yapılması doğru tanı ve eksiksiz kayıt alınabilmesi için daha doğru ve tercih edilen yöntemdir. 

Yanımda refakatçi bulunabilir mi?

Polisomnografi esnasında sağlık ekibimizin tüm çabası sizin ev konforunda, çevre uyaranlardan arındırılmış şekilde rahat bir uyku uyumanızdır. Yanınızda refakatçinin olması çoğunlukla uykunun gecikmesine ve uykuda bölünmelere neden olmaktadır. Bu nedenle çok özel durumlar dışında geceyi yalnız geçirmeniz tercih edilmektedir. 

Uyku bozukluklarının tedavisi nedir?

Şikayetleriniz ve gece boyu alınan kayıtlardan ulaşılan sonuçlara göre uyku alanında uzmanlaşmış Göğüs Hastalıkları, KBB ve Nöroloji hekimlerinin ortak değerlendirmesi ile size farklı öneriler sunulabilmektedir.

Tedavi seçenekleri ‘cerrahi’ ve ‘cerrahi olmayan’ olarak 2’ye ayrılmaktadır. 

Cerrahi olmayan seçeneklerde; CPAB, BPAB gibi uyku sırasında havayolunuzu açık tutarak nefesinizin durmasını engelleyen maskeler ve ilaç tedavileri yer almaktadır. 

Üst solunum yollarının açılması gereken hastalarda KBB uzmanı tarafından farklı cerrahi müdahale tetkikleri uygulanabilmektedir. Kısacası tedaviler sizin de katılımınızla kişiye özel belirlenmektedir. 

Uyku bozuklukları tedavi edilmezse ne olur?

Kısa vadede sadece yaşam kalitesini bozduğu düşünülen ve birçok kişi tarafından göz ardı edilip tanı ve tedavisi ihmal edilen uyku bozuklukları, ciddi sağlık sorunlarından biridir. Uzun süre ihmal edilmesi durumunda, beraberi çok önemli hastalıkların gelişimini tetikler. Derin uyku sırasında bütün hormonal denge düzenlenir, beyin, vücut-iskelet kasları dinlenir ve aslında yeni günün tüm hazırlık süreci derin uyku sırasında tamamlanmış olur. Uyku apnesinin olması durumunda en az 10 saniyeden uzun süren, kısmi ya da tam olacak şekilde nefeste kesilmeler yaşanır ve kandaki oksijen düzeyi aşağı doğru çekilir. Bu durum ise kalp başta olmak üzere bütün organlara az oksijen gitmesiyle sonuçlanır. Buna bağlı olarak uyku sırasında stres hormonları fazla salgılanarak, insülin direncini, kalp-damar hastalıklarını, kalp krizi geçirme risklerini, beyin-damar hastalıkları, ruhsal hastalıklar gibi pek çok önemli sağlık sorunlarının artmasına neden olabilmektedir. O yüzden uyku bozukluklarının ihmal edilmemesi, teşhisinin bir an önce konularak tedavisine başlanması çok önemlidir. 

Uyku tetkikine gelmeden önce nelere dikkat etmemiz gerekir?

- Kayıtların kaliteli olması için tetkik günü banyo yapmış olmanız, erkeklerin sakal tıraşı olması ve göğüs kılları varsa alınması, kadınlarda parmaklarında oje bulunmaması önemlidir. 

- Uyku tetkikine gelmeden önce hafif bir akşam yemeği yiyiniz. Uyku düzeninizi bozacak ağır yiyecek ve içeceklerden kaçınınız. 

- Bazı ilaçlar uyku yapısını değiştirebileceğinden, kullandığınız ilaçları doktorunuza danışınız. 

- Tetkik için saat 22.00’de uyku merkezimizde olmanız gerekmektedir. Her türlü konforu sağlanmış odanızda yatak çarşaf / örtüleri mevcuttur. Ancak isteyen kendi çarşaflarını ve uyku sırasında eğer varsa özel eşyalarını getirebilir. 

- Hazırlık işleminiz bittikten sonra uyku saatinize kadar, odanızda mevcut olan televizyonu seyredebilir, gazete-kitap okuyabilirsiniz. Sabah uyandıktan ve bağlantılarınız çözüldükten sonra hastanemizden ayrılabilirsiniz. 

- Uyku tetkikiniz sabah 07.00’de teknisyenimiz tarafından sonlandırılacaktır. Sabah, uyku alanında uzmanlaşmış hekimimiz tarafından bilgilendirilerek sonuçlarınız tarafınıza verilecektir. 

SİZİ ARAYALIM!
Biz Sizi Arayalım