Yazar : Doç. Dr. Emel Koçer
Uzmanlık : Psikiyatri (Ruh Sağlığı ve Hastalıkları)
Yazar'ın Makale Sayısı: 1
Tarih : 10.10.2018



Ruh Sağlığınızı Önemseyin

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla Psikiyatri (Ruh Sağlığı ve Hastalıkları) Uzmanımız Doç. Dr. Emel Koçer, ruh sağlığının önemi ve özellikle gençlik döneminde değişen ruh sağlığına dikkat edilmesi konusunda önemli bilgiler verdi.

İnsan biyo-psiko-sosyal bir varlıktır. İç ve dış çevrenin etkilerine açık bir organik yapı; duygu, düşünce ve eylemin bütünlüğünü ve anlamlandırılmasını kapsayan psikolojik yapı; tüm bunlarla içinde var olmaya çabaladığı bir sosyal çevre insanı oluşturan iç içe geçmiş katmanlar gibidir. Bir insanın sağlıklı olduğunu ifade ederken, bu üç alanın ayrı ayrı değerlendirildiği bir bakış açısından söz etmek gerekmektedir. Bu bakış, insanı ve dünyayı daha bütüncül görüp değerlendirmemize olanak sağlar. Fakat ne yazık ki ülkemizde ve dünyanın pek çok ülkesinde sağlık değerlendirmesi sadece bedensel yapı ile sınırlı tutulmakta ve ruh sağlığı kavramı göz ardı edilmektedir. Ruh sağlığı sadece özel bir grubun içinde bulunduğu bir uğraş alanı gibi algılanmaktadır. Oysaki gündelik yaşamda sıradan insanların hayatının her anında yaşadıkları her şeyle ilgili bir kavramdan bahsetmekteyiz. Trafikte, iş yerinde, okulda, evde, çarşı-pazarda daha pek çok sıradan olay anında ve sonrasında psikolojik bir olgunun içindeyiz. Pek çok olay ve durum karşısında az veya çok etkilenir, tepki ortaya koyar veya bazen sadece tepkisiz kalırız. 

Gerçek hayat bizim olduğunu sandığımız şekilde işlememektedir. Varlığını görsek de görmesek de veriler bize gösteriyor ki dünyada her beş kişiden birinde ruh sağlığıyla ilgili ciddi bir durum vardır. Yine toplumda her insan ortalama 70 yıllık ömürlerinde en az bir kez psikolojik bir tablonun öznesi olmaktadır. Her bir kişinin en az 4-5 kişilik bir ailenin üyesi olduğu varsayılırsa ruh sağlığı sorununun etkilediği alanın ne kadar geniş olduğu kavranabilmektedir. 

Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu tarafından 10 Ekim, “Dünya Ruh Sağlığı Günü” olarak kabul edilerek, dünyada ruh sağlığının öneminin kavranması ile ilgili etkinlikler yapılmaktadır. Bir yandan ruh sağlığı bakımına ihtiyaç duyan ya da desteklenmesi gereken hassas grupların toplum tarafından bilinir ve kabul edilir hale gelmesi için çalışılmakta diğer yandan ise halihazırda ve gelecekte ruh sağlığı bozulma riski altındaki grupların tespit edilmesi, aynı zamanda bireysel-toplumsal planda geniş tedbirler alınması için çaba harcanmaktadır. 

Her yıl farklı bir tema üzerinden etkinlikler düzenlenen 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde bu yıl risk altındaki grup olarak gençler mercek altına alınmıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu yılki temanın başlığı “Değişen Dünyada Gençler ve Ruh Sağlığı” olarak belirlenmiş ve çalışmalar bu çerçevede yoğunlaştırılmıştır. Teknolojinin ve değerlerin hızla değiştiği bir dünyada gençler değişimin hem nesnesi hem de öznesi olarak hareket etmektedir. Gençler için de bulundukları çağa ve kendilerine has sorunlarla çevrelenmiş durumda, baş döndürücü hıza ayak uydurmakla çağın gerisinde kalmak arasında sınırdadır. Ebeveynleri onların, onlar ebeveynlerinin dönemini algılayamamakta, bu durum gençlerin kendilerini yalnız ve desteksiz hissetmesine yol açmaktadır. Gençler, birey olmakla, toplumun bir ferdi olmak arasındaki ince çizgide bocalamakta, bunun etkisi ile değişik akımların içine savrulmaktadır. Gençler, yeterli ve uygun yol göstericilerin yokluğunda (ki bunlar yola işaretler bırakması gereken uzmanlardır) yol kazalarına uğramakta, bazen de geri dönüşsüz yollara sapmaktadır. Gençleri ve ebeveynleri bu konuda bilgilendirmek, toplum ruh sağlığının gelişmesi adına gerekli kaynakları en uygun hale getirmek için çabalamak hem biz uzmanların hem de toplum liderlerinin üstlenmesi gereken bir vazifedir. 


Doç. Dr. Emel Koçer Diğer Makaleleri