Yazar : Yrd. Doç. Dr. Alaattin Öztürk
Uzmanlık : Genel Cerrahi
Yazar'ın Makale Sayısı: 1
Tarih : 01.03.2019



Tekrarlayan Kıl Dönmelerine Dikkat

Toplumumuzda sıkça görülen ve tedavi olunmadığı sürece tekrarlama riski yüksek olan kıl dönmesi rahatsızlığı, hastaların yaşam kalitesini önemli oranda düşürüyor. Genel Cerrahi Uzmanımız Yrd. Doç. Dr. Alaattin Öztürk, çoğunlukla erkeklerde olmak üzere kadınlarda da görülebilen kıl dönmesi hastalığı ile ilgili tüm merak edilenleri sizler için cevaplandırdı. 

Kıl dönmesi nasıl bir hastalıktır?

Kıl dönmesi veya tıp dilinde pilonidal sinüs olarak bilinen hastalık, kılların cilt altında yuvalanması, bu yuvanın mikrop kapması, sonrasında apse oluşumu veya akıntılarla giden hastalık şeklinde tarif edilebilir.  Adı kıl dönmesi olmasına rağmen cilt altındaki yuvada her zaman kıl bulunmayabilir; bazen kumaş iplikleri, bazen saç bulunabilir bazen de boş olabilir. Hastalık temelde cilt altı dokusunun bir enfeksiyon hastalığıdır. Sıklıkla kuyruk sokumu bölgesinde görülür. Ama kasıklarda, göbekte ve koltukaltında da görülebilir. Kıl dönmesi denilince genellikle konumuz olan kuyruk sokumu bölgesindeki hastalık anlaşılır.

Neden oluşur? 

Hastalığın sebebi tam belli değildir. Kuyruk sokumu bölgesindeki kıl köklerinin küçük iltihaplarının zamanla genişlemesi, oturma ve kalça hareketleriyle bu iltihaplı yuvaya kılların yerleşmesi sonucunda geliştiği kabul edilir.

Kimlerde görülür?

Hastalık genellikle genç ve vücut kıl oranı yoğun erkeklerde görülür. Ancak çok kıllı olmayan erkeklerde ve kadınlarda da görülebilir. Kural olarak 40 yaşın üzerinde yeni vaka görülmez; önceden var olan hastalığın devamı şeklinde görülebilir.

Kıl dönmesi olduğu nasıl anlaşılır?

Hastalık, kişinin kendi göremeyeceği bölgede olduğundan yol açtığı şikâyetler sonucunda fark edilir. Bu şikâyetler akıntı, ağrı, şişlik, kaşıntı ve kokudur. İnsanlar hastalığı genellikle küçük bir sivilce olarak değerlendirip kendiliğinden iyileşmesini beklerler. Kuyruk sokumu bölgesine bakıldığında orta çizgide çok küçük delikler, şişlik görülebilir; nadiren hiç delik olmadan da hastalık gelişebilir.

Kıl dönmesi hastaları iki ana şikâyetle hekime başvururlar: 

1-    Apse oluşumu:  Hastanın daha önce hiçbir şikâyeti yokken bir-iki gün içinde ağrı ve şişlik olur, ardından apse gelişir. Ya da var olan kıl dönmesi apse yapabilir.

2-    Akıntı-şişlik: Sürekli akıntı, koku ve kaşıntılarla ilerleyen hastalık hali ile başvururlar.

Hastalığın tedavi seçenekleri nelerdir?

Kıl dönmesi hastalığının temel tedavisi ameliyat ile hastalıklı alanın çıkarılmasıdır. Ancak ameliyat edilmeden kimyasal bir madde ile (fenol) kıl yuvasının yok edilmesi de mümkündür. Ameliyatsız yöntemlerin başarı oranı yüksek değildir ve tekrarlama ihtimali yüksektir. Ameliyat kesin tedavi olduğu gibi tekrarlama ihtimali en az olan yöntemdir.

Ne zaman tedavi gerektirir?

Hastalık tespit edildiği anda tedavi olmak gerekir. Çünkü kıl dönmesi kendiliğinden iyileşmez, aksine hastalıklı alan zamanla büyür. İlk başta küçük bir alanda iken ihmal edildiğinde daha geniş bir alanı tutar ve sonuçta ameliyat edildiğinde daha geniş bir cilt altı dokusunun çıkarılmasına yol açar.

Hangi tedavi yöntemi en uygundur?

Eğer hasta apse oluşmuş şekilde başvurduysa derhal cerrahi yöntemle apsenin boşaltılması gerekir. Aynı seansta hastalığın tamamen iyileştirilmesine yönelik nihaî ameliyat da yapılabilir.

Apse gelişmeden başvuru halinde nihaî ameliyat planlanır. Ameliyatların temel hedefi hastalıklı dokunun çıkarılmasıdır. Bu çıkarma işlemi sonrasında bir yara boşluğu kalacaktır. Kalan yaranın kapatılma şekilleri farklı ameliyat teknikleri demektir. Bu teknikler esas olarak iki gruptur. Birinci grupta yara tam kapatılmaz, kendiliğinden iyileşmeye bırakılır. Bu yöntemle uzun zamanda (1-3 ay) iyileşme olur. Ama tekrarlama ihtimali çok düşüktür. İkinci grupta yara kapatılır. Bu yöntem grubunun avantajı, yara kısa sürede iyileşir ama tekrarlama ihtimali biraz daha yüksektir.

Ameliyat sonrası kaç gün istirahat etmem gerekir?

Ameliyat yarasının büyüklüğüne ve ameliyat yöntemine göre 1-2 haftalık istirahat sonrası kişi işine dönebilir. Bu istirahat süresi içinde hasta istediği gibi yatabilir, gezebilir, banyo yapabilir; sadece ağrı oluşturacağı ve yaraya zarar verebileceğinden oturması istenmez.

Ameliyattan sonra hastalık tekrar eder mi?

Evet edebilir. Kıl dönmesi hastalığı tekrara meyilli bir hastalıktır. Bu sebeple tekrarı en az olan yöntemle tedavi edilmelidir.

Hastalığın tekrarından korunmak için ne yapmak gerekir?

Ameliyat sonrası kuyruk sokumu bölgesinin kuru ve kılsız tutulması gerekir. Bu amaçla kıl temizliği, elbise ipliklerinin bölgeden uzaklaştırılması ve günlük banyo yapmak önemlidir.

 


Yrd. Doç. Dr. Alaattin Öztürk Diğer Makaleleri